Sabahattin Ali “Büyük Hikaye”

Son dönem popüler kitaplarından biri Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna’sı. Hangi kitapçıya giderseniz gidin, hangi kitap satış sitesine girerseniz girin muhakkak ki önerilerde veya çok satanlar bölümünde karşılaşacaksınızdır kendisiyle. Bizce değeri çok sonradan anlaşılan bir kitap oldu Sabahattin Ali’nin bu kitabı. Türk insanı popüler olanı okumayı sever, popüler olanı ve herkesce sevileni yapmayı sever. Şayet Sabahattin Ali şuan yaşıyor olsaydı, popüler kültüre kurban gidişine veryansın ediyor olabilirdi, ne yazık ki yaşamıyor ve kitabı okuyanların kaçı gerçekten kitabın değerini biliyor ya da anlayarak okuyor bilmiyoruz. Bildiğimiz şey, Kürk Mantolu Madonna’nın kült bir eser olduğu ve kitabı gerçekten anlayabilmek için kültürel bir sermayeye sahip olmak gerektiği.

Raif Efendi’nin Maria Puder’e olan amansız ve tutkulu aşkı göz yaşaratacak, dudak ısırtacak nitekle. Kitabı Sabahattin Ali o kadar akıcı bir üslupla yazmış ki, kendinizi kitabı okurken Raif Efendi’nin ya da Maria Puder’in yerine koymamanız, onların hissettiklerini hissetmemeniz, o duyguların içine girip aynılarını yaşamamanız imkansız. Aslında kitabın adı da Kürk Mantolu Madonna değilmiş başlangıçta, Sabahattin Ali Raif Efendi’nin bu aşkla sarıp sarmanlanmış içsel yolculuğunu Hakikat Gazetesi’nde “Büyük Hikaye” adıyla 48 bölüm olarak yayımlamış. Ardından kitap haline getirilip basılma kararı alındığından bu Büyük Hikaye adı değiştirilip yerine Kürk Mantolu Madonna olarak ilk 1943 senesinde Remzi Kitabevi tarafından basılmış.

Kürk Mantolu Madonna Alıntılar:

“Seni seviyorum… Deli gibi değil gayet aklı başında olarak seviyorum.”

*

“Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince, insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.”

*

“Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı. Çünkü o, benim için bütün insanlığın timsaliydi.”

*

“Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?”

*

“Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz.”

*

“Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde, ‘Bu öyle olmayabilirdi!’ düşüncesi.”

*

“Seninle şöyle bir oturup konuşamadık.”

*

“Bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş.”

*

“Kafamın içinde ona söylenecek uçsuz bucaksız şeyler bulunduğunu hissediyordum, senelerce söylense bitmeyecek şeyler.”*

*

“Bir şey noksandı, fakat bu neydi? Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm.”

*

“Bitmiyor, sadece bazen belki güneşli bir günde veya kalabalık bir gecede geçtiğini sanıyorsun ama geçmiyor esasında. Alışıyorsun zamanla. Asla bitmiyor…”

*

“Aşk öyle bir histir ki, nereden geldiğini bilemediğimiz gibi, günün birinde nereye kaçıp gittiğini de bilemeyiz.”

*

“İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor.”

*

“Sana ihtiyacım yok ki benim! İnsan yalnız da mutsuz olabilir çünkü.”

*

“Başkasına merhamet etmek, ondan daha kuvvetli olduğumuzu zannetmektir ki, ne kendimiz bu kadar büyük, ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur.”

*

“Hayatta hiçbir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim.”

Kürk Mantolu Madonna Zorlu’da

Sabahattin Ali’nin bu meşhur kitabı 2017 yılında, günümüz Türkiye tiyatrosunun başarılı yönetmenlerinden Engin Alkan’ın sahneye uyarlamasıyla tiyatro severlerle buluştu. İzlemediyseniz eğer tiyatro ile ilgili kısa bir bilgilendirme yapalım:

Yazan: Sabahattin Ali
Uyarlayan ve Yöneten: Engin Alkan
Yapımcı: Tuba Ünsal, Nisan Ceren Göknel
Oyuncular: Tuba Ünsal Menderes Samancılar Alper Saldıran Sercan Badur,Lila Gürmen, Sacide Taşaner, Emrah Altıntoprak, Özge Özel, Basil Abdunnur, Oya Kaptanoğlu ve Kayhan Yıldızoğlu
Dekor ve Işık Tasarım: Cem Yılmazer
Kostüm Tasarım: Beymen Collection”Veda” şarkı, Söz ve Müzik: Sezen Aksu
Dramaturg: Sinem Özlek
Müzik: Aytuğ Yargıç
Video Tasarım: Fatih Yılmaz, Timur Sezgin
Maria Puder Otoportre: Ahmet Güneştekin
Maria Puder’in Şarkısı, Söz: Engin Alkan, Müzik: Schubert “Serenade”
Dekor Uygulama: Muhtar Pattabanoğlu
Prodüksiyon Sorumlusu: Özge Özel, Gamze Akyıl
Reji Asistanı: Oya Kaptanoğlu, Evrim Zeybek
Işık Operatörü: Melis Karaman
Ses Operatörü: Hakan Atmaca
Sahne Amiri: Turan Tayar, Emrah Altıntoprak
Teknik Ekip: Murat Kara, Gökdağ Yalçın, Sinan Eskin
Kulis Sorumlusu: İrem Avcı, Burçay Bal
Kuaför: Mustafa Geçgel
Makyaj: Neriman Eröz

Afiş Tasarım: TBWA İstanbul

Dijital Medya İçerik: Suna Yıldırım
Basın Danışmanı: Sibel Algan
Oyun Fotoğrafları: Pelin Kaçar